Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda

Aşk & Sevgi kategorisinde ve Aşk Hikayeleri forumunda bulunan Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda konusunu görüntülemektesiniz.HAYAT BİR EMRİN VAR MI / TİTREK BİR MUM IŞIĞINDA Yıllar sonra itiraf etti. Üniversitede okuyan üç erkek çocuğu vardı ...



Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Her Telden > Aşk & Sevgi > Aşk Hikayeleri

Maşaallah Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda

İndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 01-01-2008, 05:38 PM  
Arrow Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda


HAYAT BİR EMRİN VAR MI / TİTREK BİR MUM IŞIĞINDA


Yıllar sonra itiraf etti. Üniversitede okuyan üç erkek çocuğu vardı ve faşizmin gemiyi azıya aldığı günlerdi. Silahlarını hayatlarının en üstün gücü sayan faşistler tarafından öldürülmemiz an meselesiydi. Küçükyalı MHP’de benim için “vur emri” çıkmıştı. Eve arka bahçelerden dolaşarak giriyordum. Sonra, biz geceleri derin uykulara daldığımızda, sessizce uyanıp sokak kapısının önünde, bir sandalyenin üzerinde sabahlara kadar bekliyormuş: Eve, kapıyı kırıp bizi öldürmeye gelen faşistlere önce kendi canı ve bedeniyle karşı koyabilmek için. Gün ışımaya başladığında biz onu görmeyelim diye usulca yatağına girer, biraz olsun uyumaya çalışırmış.

Çoğunlukla bizim için katlandıklarını göremezdik. Yaptıklarını hemen hiç önemsemezdik. Titrek bir mum ışığı gibi yaşardı. Biz büyük düşlere koşarken, o küçük dünyasında bizim için eşsiz anları örerdi. Farkında değildik. Çok da konuşmazdık onunla. Bir şeyler anlatırdı, sıkılırdık. İçten tek cümlemiz yeterdi, artardı oysa. O cümleyi kuramadık. Vaktimiz kısıtlıydı, devrim yapacaktık, Ama bizim için her gece kapı önünde canını siper eden annemizden haberimiz yoktu! ...

Annemiz, annelerimiz, bizden umudu kesince teselliyi birbirinde arayan kalbi kırık insanlar... Her gün önümüzden defalarca gelip geçen ve bizlere sırılsıklam âşık olan; ama sevgilerine asla karşılık bulamayan o bedbaht insanlar...

Onların tren istasyonlarında, otobüs duraklarında, ağaç altlarındaki bankalarda birbirleriyle konuşurken, dertleşirken, birbirlerine kalplerini açarken görüyorum. Gözlerindeki derin acıları, çamaşır yıkamaktan kurumuş elleri, solgun eşarpları ve insafsız ağırlıktaki alışveriş torbalarının yardımıyla tanışıyorlar birbirleriyle. Hemen oracıkta çocuklarına duydukları o derin sevgiyi, o naif öfkelerini, parçalanmış hayallerini anlatıyorlar birbirlerine.

Ah o evlatlar, o acımasız sevgililer neden hep böyledir onlar? Neden hep böylesine soğuktur kalpleri? İşte hepsi binip gitmişlerdir arzu ve ihtiras tramvaylarına. Arada bir, bir lütuf gibi gelip yüzlerini gösterirler. Ama yanlarında asla kalplerini getirmezler. Düşünmeden ve özensizce konuşurlar onlarla, vakit geçirir gibi. Sıkıcı bir görev gibi! ...

İşte çabucak geçti öfkeleri. Bir sessizlik girdi araya. O eski soru atıldı ortaya. Şimdi nerede ne yapıyorlar acaba? Sabah evden çıkarken ördükleri gül kurusu ya da uçuk mavi veya şarap rengi kazaklarını giymişler midir? İyi bir kahvaltı yapmışlar mıdır? O ışıklı omuzları gece açıkta kalıp üşümüş müdür? Eşleri onlara mutlaka iyi bakmıyordur. Çünkü sadece kendileri onları aşkla düşünüyordur. Çünkü aşkın olmadığı yerlerde geceleri omuzlar açıkta kalır. Aşkın olmadığı yerlerde mutfaklarda besleyici ve lezzetli yemekler pişmez. Aşk yoksa gözyaşı ve dokunaklı dizelerle örülmüş gül kurusu kazaklar giyilmez, unutulur. Aşkın olmadığı yerlerde koşullu sevgiler vardır. Herkes birbirine sevgisini ölçerek, biçerek verir. Oysa anneler çocuklarını, yani aşıklarını hep yarın öleceklermiş gibi doyasıya ve imkânsız bir aşkla severler.

Oysa çocukları sevgililerinin kendilerine öyle ya da böyle veda edişlerini hiç unutmazlar ve hep yürek çarpıntısıyla anarlar da, ama annelerinin onlar giderken, evden çıkarken sırtlarına hafifçe utanarak, belli belirsiz dokunmalarını hemen hiç hissetmezler, hissetseler de üzerinde pek durmazlar. Omuzlarına o arkadan dokunuşun içinde çok büyük anlamlar vardır. O dokunuşta imkânsız bir aşk vardır oysa...

Anneleri görüyorum buradan. Birbirlerinin kırık kalplerini sarmak, o umutsuz ve imkânsız aşklarının acısını dindirmek için tren istasyonlarında, otobüs duraklarında, ağaç altlarındaki banklarda bir araya geliyorlar. Gözlerindeki derin acıları, çamaşır yıkamaktan kurumuş elleri, solgun eşarpları ve insafsız ağırlıktaki alışveriş torbalarıyla... Titrek bir mum ışığında yaşayan annemiz, annelerimiz. Biliyorum her şey için çok geç değil; ama yaptıklarımdan utanıyorum. Çok utanıyorum! ...

 
Alt 04-19-2008, 10:09 AM  
Standart Cevap: Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda

paylaşım için saol...

 
Alt 05-13-2008, 05:53 PM  
Standart Cevap: Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda

PayLaşım İçin SaoL...!!!
 
Cevapla

Etiketler: , , , , ,


Seçenekler

Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda

Aşk & Sevgi kategorisinde ve Aşk Hikayeleri forumunda bulunan Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda konusunu görüntülemektesiniz.HAYAT BİR EMRİN VAR MI / TİTREK BİR MUM IŞIĞINDA Yıllar sonra itiraf etti. Üniversitede okuyan üç erkek çocuğu vardı ...


Hayat Bİr Emrİn Var Mi / Tİtrek Bİr Mum IŞiĞinda konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayat Neden Hayat breakerturk Aşk Hikayeleri 1 05-14-2008 02:18 PM
> Acı bir hayat. ReAlWaN Şiirler 0 12-08-2007 01:49 AM
> Hayat*** ReAlWaN Güzel Sözler 0 11-25-2007 01:10 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:11 PM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
eXTReMe Tracker
Forums Directory
We Hattı RSS Besleme Alexa Toolbar

Benzer Forumlar: izafet | UslanmaM | TEKplatform | MaxiCep.Com | iDo-FoRuM