Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

Beyaz kaptanın öyküsü

Aşk & Sevgi kategorisinde ve Aşk Hikayeleri forumunda bulunan Beyaz kaptanın öyküsü konusunu görüntülemektesiniz.Evvel zaman içinde deniz kenarında küçük bir köy varmış. Bu köyün halkı denizcilikten baş...



Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Her Telden > Aşk & Sevgi > Aşk Hikayeleri

Maşaallah Beyaz kaptanın öyküsü

İndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Beyaz kaptanın öyküsü



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 01-01-2008, 05:32 PM  
Arrow Beyaz kaptanın öyküsü


Evvel zaman içinde deniz kenarında küçük bir köy varmış. Bu köyün halkı denizcilikten başka iş bilmezmiş. Yaşlı, genç, kadın, erkek bütün köy halkı denizle uğraşır, hayatlarını mavi suların kendilerine sağladığı nimetlerden faydalanarak sürdürürmüş. Dış dünya onlara kapalıymış. Deniz insanlara, insanlar birbirlerine yardım ederlermiş. Kimi balık avlar, kimi ağ örer, kimi sünger çıkarır, kimi tekne yapımında uzmanlaşmaya çalışırmış. Bir de herkesin hayalini süsleyen bir iş varmış: Beyaz Kaptan'ın denizaşırı gemisiyle uzun seferlere çıkıp, ticaret yapmak. Böylece bilinmezi bilmek, görülmeyeni görmek, tadılmayanı tatmak mümkünmüş çünkü. Ama Beyaz Kaptan yanında çalışacakları çok zorlu sınavlardan geçirip seçtiği için, bu öyle herkesin gerçekleştirebileceği türden bir hayal değilmiş. O seferlere çıkabilmek için gözüpek olmak, geride bırakabilmek, denizden başka bir şeye aşık olmamak gerekirmiş. Gemi sefere çıktı mı, beş altı aydan önce dönmezmiş köye. Her gelişinde genç kızların dört gözle beklediği kumaşları, süs eşyalarını, köyde bulunmayan faydalı otları ve alışveriş karşılığında aldıkları değerli şeyleri boşaltır, insanların satmak istediği malları yükledikten sonra yeni bir sefere çıkarmış. Geminin mürettebatı sadece bu değiş tokuş için karaya iner, yükleme işi bittikten sonra onları gören olmazmış. Beyaz Kaptan'sa sadece miço ile çımacı geminin törensel yanaşmasını gerçekleştirirken kaptan köprüsünde belli belirsiz görülürmüş. Geminin miçosu limana her yanaşmalarında, çımacı dostunu görünce büyük bir keyifle halatı fırlatır, çımacı da büyük bir maharetle halatı havada yakalayıp tek bir harekette babaya dolarmış. Bu ikisinin ustalık dolu hareketlerini izlemek köy halkının en sevdiği şeylerden biriymiş. Birbirlerinin gözlerine baktıklarında dostluğu gören miço ile çımacı, köy halkı kendilerini alkışladıkça daha da büyük bir şevkle sarılırlarmış işlerine. Kaptan belki deniz aşkıyla yıllar önce terkettiği köyü daha fazla görmenin rahatsızlığı, belki de geride bıraktığı karısı, oğulları ve kızı tarafından görülmenin korkusuyla, uzaktan izlermiş olanları. Sonrası yine açık deniz, sonrası yine uzun bir sefer… Kaptan herkesin gerçeğinin ayrı olduğuna ve herkesin bir gün kendi gerçeğini bulacağına inanırmış. Hatta miçosuyla çımacının bir kayanın üstüne oturup sohbet ettiklerini gördüğü gün, "Ah deli çocuk, bilmez misin ki denizcinin dostu, denizdedir" demiş kendi kendine ama hiç karışmamış bu imkansız dostluğa. Limana bir sonraki yanaşmalarında miço gelip de "Ah Kaptan ah, denizcinin dostu denizdeymiş." deyince içinin cız edeceğini bile bile karışmamış. Bir gün köye çeşit çeşit malı getirirken, yerle göğü bir eden korkunç bir fırtınaya yakalanmışlar. Usta denizci köye yanaştıklarını biliyormuş ama deniz fenerini göremediği için bir türlü gerekli manevraları yapamıyormuş. Neden sonra denzi fenerinden cılız bir ışığın yükseldiğini görünce rahatlamış. Tam dümeni köye kıracakken, yağmur damlalarının kanatlarına kırbaç gibi inmesine aldırmayan bir papağan gelip konmuş omzuna ve dile gelmiş: "Babası terkettiğinden , ağabeyleri de denize sırtlarını döndüklerinden beri lanetli damgasıyla yaşayan mavi gözlü ceylan, sırf gemin karaya oturmasın diye canını ortaya koyup yaktı bu gece feneri. Ama köyün utanç içindeki halkı lanetlidir deyip güvenmedi ona, delidir deyip dışladı, her zaman olduğu gibi suçladı. Şimdi incecik bedeni buz gibi gecenin ortasında geminin limana yanaşmasını bekliyor. Kimbilir belki de gizli bir sevdanın cesaretiyle tek başına fırtınayla savaşıyor." Beyaz Kaptan bu sözleri duyar duymaz önce kendisiyle sonra da miçosuyla yüzyüze gelmiş. Ve bir anda fırtınayı korkutan bir sesle gürlemiş: "İstikamet açık deniz!.." O günden sonra köy halkı Beyaz Kaptan'ın gemisini bir daha asla görememiş. Bir daha asla dış dünyadan bir şeye dokunamamış. Ama deniz kızları, kimi hüzünlü gecelerde Beyaz Kaptan'ın bilinmez denizlerde suda yüzen bir mavi gözlü ceylan gördüğünü ve hüzünlü bir türkü söylemeye başladığını anlatıp durmuşlar:

Bilirim ki sevgimiz
Aslında veremediğimiz
Bir bilinmez denizde
Yitip gitti bedenimiz.

 
Alt 04-19-2008, 10:10 AM  
Standart Cevap: Beyaz kaptanın öyküsü

paylaşım için saol...

 
Alt 05-13-2008, 05:56 PM  
Standart Cevap: Beyaz kaptanın öyküsü

PayLaşım İçin SaoL...!!!
 
Cevapla

Etiketler:


Seçenekler

Beyaz kaptanın öyküsü

Aşk & Sevgi kategorisinde ve Aşk Hikayeleri forumunda bulunan Beyaz kaptanın öyküsü konusunu görüntülemektesiniz.Evvel zaman içinde deniz kenarında küçük bir köy varmış. Bu köyün halkı denizcilikten baş...


Beyaz kaptanın öyküsü konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Beyaz Kaptanın Hikayesi breakerturk Aşk Hikayeleri 0 12-29-2007 08:08 PM
Çocuğun ve Kaptanın Türküsü Kyren Şiirler 1 12-26-2007 12:23 PM
> Beyaz + Beyaz = Sari ReAlWaN Kimya 0 11-25-2007 09:34 PM
Elf ÖykÜsÜ _HeLeN_ Resim Galerisi 1 11-13-2007 03:02 PM
Beyaz Show Da Yayinlanan Avrupa Yakasi Remix Müzik Beyaz Showdançekildi (Görüntü dvd) Srcn Diğer Videolar 0 09-15-2007 10:39 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:20 PM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 RC5 ©2008, Crawlability, Inc.

eXTReMe Tracker
Forums Directory
We Hattı RSS Besleme Alexa Toolbar

UslanmaM | TEKplatform