|
Annem... Çekip gittim bir gün, dayanamıyorum artık diye, Seni ardımda bırakıp. Aslında hiç de zor olmadı anneciğim yeni bir hayata başlamanın heyecanıyla.. Ağrıyan ellerini umursamadın, yıllardır o ellerinle bizim için değil miydi çabaların, işte sonunda yeter dercesine ağrıyor, ama yine de şikayet etmiyordun..Sessizce ağlıyordun içinden.. Bir gün ağrılarınla başa çıkamayana kadar.. Beraber gittik doktora, telaşlı ve endişeyle kendine bir çare olacak tedaviyi öğrenmenin sabırsızlığıyla..Doktor eline bakarken canın acıyordu, ben kahroluyordum..Doktor o anda ‘’hemen Ameliyat’’ dediğinde gözlerindeki telaşlı endişeyle korkunun verdiği tedirginlikle sesin kısıldı, gözlerin dolu dolu bana baktığında, kendimi suçlu hissettim..Eğer senin göz yaşların akarsa benim içimdeki acı da haykıracaktı..’’Sakın Ağlama Anne’’ dedim.. Korktum belki de,, Çaresizce sustun.. Doktor vakit kaybetmeden içeri aldı seni..Korkuyordum, tek başıma, sen bana güveniyordun ama ben senden daha çok korkuyordum.. Kimsesizliğimiz geldi aklıma, aslında sen de kimsesiz kalmıştın, seni bırakıp gitmiştim, ama bak şimdi yanındaydım..Daha fazla dayanamadım, içim acıdı, dışarı çıktım..neler oluyordu içerde, canın acıyor muydu, korkuyor muydun, elimi tutmak, gözlerime bakmak mı isterdin acaba..Belki de, ben ise dışarıda, senin canın acıdığını görmemek için kaçıyordum..Telaşlıydım, ne yapacağımı bilmiyordum.. Geçti annecim, yüzünden okunuyordu rahatlığın, ama benim içimde bitmeyen bir acının sızı vardı..Seni yalnız bıraktım diye…. |