''aklını kaybetmek istiyorsun,bulduğun yerde aramamak namına…’’
Birkaç hece işte… Eksiği değil, fazlası ise hiç… Mırıldandığım ezgileri; her defasında zam/an/ın tellerinde detone olmuş bulmamın açıklayıcı bir sebebi daha… Geç kalınmışlık hissiyle aynı yarımdalığın loşluğunda vuku bulan… Hangi ışığın gölgesi düşerse düşsün, sabit fikirli bir iz´in bakışlarından başka hiçbir şey ışımayan…
‘’…kaç saat oldu bilmiyorum… kaç hafta’nın kalansız bölünen gün sayısalı… uzarken yavaşça parçalanan, parçalandıkça; dağılan kaç kelime…toparlanması; sadece kekeme bir geçmişin dudaklarını ıslatmakta sanki… nereye baksam gördüğüm, nereyi görsem baktığım… duraksızlığını anlatabilmek; sözcük dağarcığına gösterilen nasıl bir konukseverlikten geçmekte; henüz öğrenemedim ama… sanıyorum ki; yeteri kadar yalnızım artık…sana ‘ istersen, gidebilirsin ‘ diyebilmek için…’’
Oysa ki;
Bir belirsizliğin içinden kaç defa geçilebilir ki…? S/öz’ün göz’ü kararınca ne kadar ırak seçilip; isimlendirilebilir…? Peki ya müdrikliği ertelenmiş anlamlar…? Hangi dillendirişin döngüsünde saklar kendini, imlası kusursuzca biçimlendirilmiş…?
‘’…sorulara; soruyla cevap vermek gibi bir hastalık yaygınlaşmaktaymış iyiden iyiye… dikkat edinilmezse; kronik sanrılar baş gösterebiliyormuş, fısıltıyla resmedilen gizli kaoslarda…’’
Birkaç hece işte… Eksiği değil, fazlası ise hiç… Yeni uyanmış bir kentin çocuk kayıtsızlığı tazelenirken; yuvarlak hatlı bir bardağın kıvrımlarına çöreklenmiş deminde… Yanına katık edilesi; dünden kalma, yarından bozma bir adres; yol’u uyku çıkmazında sayıklanan…
…tam olarak herhangi bir hikayem yok; kabaran iştahınla açabileceğin sayfalarımı… neredeyse şizofrenimsi bir hezeyanla; el çizgilerimde kurguladığım kehanetlerden bahsedebilirim yalnızca... olabilirliklerin yüksek rakımlı yokluklarından mesela; ihtimaller zincirinin boynumun satırlarına devirdiği tümcelerden ya da… pervasızca tekrarlanmış eski bir film repliğini andıran; pek çok üç nokta boşluğunda...’’
Ve evet; sana ‘’ istersen,gidebilirsin ’’ diyebilmek için yeteri kadar yalnızım artık....
--alıntı--