Çocuk Şimdi seni bıraktığım yerdeyim. Giderken ağlıyordun, ne olur hatırla. Hatırlaman lazım, yoksa ben ne yaparım?
İki sene önce işte tam burada, loş bir gaz lambası ışığında yüzünü boyayan kız, sen değil miydin sahi o?
Doğmamış çocuklarımın anası gibi bir hâlin kalmış aklımda; zaten hiç sevmemiştin onları, ne olur sen de anımsa.
Çocuğum olursa, demiştin; adını Duru koy, demiştim. Bir soyadın ikiye bölündüğü anlardan biriydi sanırım, takvimleri atma.
Çocuğun olmuş sevgilim, bir ana kucağı koynunda. Oysa sen değil miydin beni emziren körpe kız soluğunla?
Bir gün gelir saçlarını okşarım kızının. Çünkü ben çocuk hâlimizle bir oyuncağı paylaşırken senin gözlerine bakmaktaydım.
Benim çocuğum olabilirdi kucağındaki. Zira bir aşkın yolda kıyısından koparılmış hâliyle kaderler değişebiliyor. Biz yapamadık, geç kaldım sana, bağışla.
Karşı yola geçerken anasının elinden tutan isimsiz çocuk! Bil ki seni bile öyle şefkatle tutmadı o eller… |