Laİklİk Ve İslam İslam dininin ana kaynaklarında (Kur’an ve Sünnet) yeryüzü hakimiyetinin insana verildiği bildirilmektedir. Bu, insanın yeryüzünde, başka hiçbir iradeye bağlı olarak değil, kendi iradesiyle yaşaması zorunluluğuna işaret eder ki, bunun içerisinde siyasal iktidar da vardır. Dolayısıyla İslâm'ın ana kaynaklarına göre siyasal iktidarın Tanrı adına kullanılması diye bir şey konusu olamaz. Bu bakımdan İslâm öğretisine göre, insanların birlikte yaşamak zorunda oldukları toplum ve bu toplumun nizamını sağlayan devlet birer araç olmakta, bu araçları kullanmak ve yönetmek yine insan iradesine bırakılmış bulunmaktadır. Laikliğin tarihsel tecrübesinin geldiği noktayı İslâm'ın ana kaynakları başlangıç itibariyle kabul etmiş durumdadır. Bu sebeple İslâm dini için laiklik gibi bir problemin olmayacağı kabul edilebilir.
Ancak İslâm tarihsel tecrübesi, İslâm'ın ana kaynaklarında olmamasına rağmen, kimi zaman yöneticilerin (Emeviler, Abbasiler vb.) Tanrı adına hareket etme eğilimleri içerisinde olduğunu göstermektedir. Bunun sebebi, yöneticilerin kendi iktidarlarını meşrulaştırmak için İslâm'ı bir siyasal araç olarak kullanmalarıdır. Bu sebeple İslâm bir araç haline getirilmiş, onun insana ve insan aklına verdiği değer örtbas edilerek, donuk bir sistem haline dönüştürülmeye çalışılmıştır. Bu noktada halkı müslüman olan toplumların yönetiminde de laikliğin bir gereklilik olduğu ortaya çıkmaktadır. İşte cumhuriyetin kurucularının öngördüğü, devlet yönetiminin dinden bağımsızlaştırılması, aslında dinin, yani İslâm'ın da insan sömürüsünden kurtarılması anlamına gelmektedir.
Konu esasen bilimsel bir niteliğe sahip olduğu için bir köşe yazısı boyutları çerçevesinde bütün boyutlarıyla ortaya konulma imkanı bulunmamaktadır. Ancak şu an üzerinde çalıştığım konuyla ilgili kitabım önümüzdeki aylarda yayınlanacaktır. Bu kitapta laiklik, İslâm, Atatürk ve İslâm, çağdaşlaşma gibi konular teferruatıyla ele alınmakta ve bütün çıplaklıpıyla ortaya konulmaktadır. Umarım yayınlandığı zaman okurlarım bu kitaptan daha fazla istifade edebileceklerdir. |