bir bulut çiçek uzatıyor bana…. Belki de günün içinde aynı yola giriyoruz ve deşiyoruz kalemle yaşamı, kanatıyoruz, dokunup kaçıyoruz, paylaşıyoruz… belki de saklanıyorum günün içinde, seyrediyorum, seyrettikçe azalıyorum seslerin içinde… üzeri içsel fırtınanın o vahşi yüzlü bıçağıyla kazınarak ortaya dökülen “çıplak” tabletlerin üzerindeki tozu, ellerimle siliyorum ve yazılanların iç kanamasında kayboluyorum… kim bilir, belki… belki de o an yeniden doğuyorum ve “ben” oluyorum bir sonsuzluk uzanıyor önümde, bir bulut çiçek uzatıyor bana…. |