Erteliyorum, erteliyorsun, erteliyoruz... Erteliyorum, erteliyorsun, erteliyoruz...
Biliyorum gitmenin çözüm olmadığı ama kalmanın da dayanılmaz olduğu o ince sınırdayım... İnce kırmızı hat… her iki tarafta kan kırmızısı gözyaşı… vicdan denilen garip his bırakmazken peşimi… Erteliyorum, erteliyorsun, erteliyoruz…
Mutluluğumun mutluluk olmadığı, sevincimin sevinç olmadığı, üzüntümün bile bana ait olmadığı yapaylık…. Ağlıyorum, gözümden yaşlar dökülüyor ama ağladığım görünene değil, içimde olana… kaybedilmiş olana, hiç gelmeyecek olana, acı olana, acıtmış olana…
Ağlıyorum anladığıma; ‘kazandım dediğim her şeyin ruhumdan kopan büyük bir kaybediş daha olmasına’.
Erteliyorum acıyı, erteliyorum gözyaşımı, erteliyorum kendimi… meçhule….
Sanırım yanından ayrılıyorum,,, dönmemek üzere...
İSTEDİĞİM ; SEVGİM KADAR SEVİLMEKTİ... |