Belçika'da Sözde Soykırım Tezine Hapis Tehdidi Avrupa´nın en iyi üniversiteleri arasında sayılan ULB, akademik özgürlüğü hiçe sayıp, soykırım iddialarını araştırmaya bile izin vermedi. Israrcı davranan öğrenciyi hapis cezasıyla tehdit etti.
Ahu Yalçın Belçika Brüksel Hür Üniversitesi´nde (ULB –Universite Libre de Bruxelles) ´Uluslararası Siyaset´ yüksek lisansı yaparken Ermeni meselesi hakkında tez yazmak isteyince üniversite yönetimi tarafından tehditle engellendi.
Hapis cezasına çarptırılmakla tehdit edilen Ahu Yalçın yaşadıklarını şöyle anlattı.
´ERMENİ SOYKIRIMI KONUSUNDA TEZ HAZIRLAMANIZA İZİN VEREMEYİZ´
´Tez konumun ´Avrupa Birliği´ne üye devletlerin, kendi tarihlerinde yer alan kabul edilmiş veya edilmemiş soykırım ve katliamlara yaklaşımı, özel olarak Belçika´nın 1875-1960 yıllarında Kongo´da uyguladığı politikalar ve Türkiye´ye konulan -sözde Ermeni soykırımını tanıma- kriterinin incelenmesi´ olmasını talep ettim. Tez konumun gerekçeli açıklamasında da, sözde Ermeni soykırımı meselesini, Belçika´nın Kongo´daki varlığı ve bunun kanıtlanmış sonuçlarını kabul edip etmediği gerçeği ile karşılaştırmak istediğimi belirttim.
Belçika, Kongo´da egemenlik kurmak ve yöredeki kauçuk ve fildişi ticaretini ele geçirmek için ülkeyi sömürgeleştirmiş, bazı kaynaklara göre 10 milyon Kongoluyu öldürmüş ve yüz binlercesinin el, kol ve bacaklarını kesmişti.
1908 yılında, II. Léopold´ün Kongo üzerindeki yetkilerini kaldıran ve ülkenin yönetimini kendine bağlayan Belçika, insan hakları ihlâllerinden ötürü kimseyi kovuşturmadı.
Yönetimin II. Léopold´den alınmasından bir yıl sonra Kongo´yu ziyaret eden Sömürge Bakanı ise, ülkede insan haklarının ihlâl edilmediğini söylemişti.
Belçika, Kongo Ulusal Hareketi´nin kurucusu Partice Lumumba´yı da 1961 yılında öldürmüştü.
Bu cinayeti itiraf eden Belçika hükümeti, Şubat 2002´de
"Lumumba´nın öldürülmesine giden olaylarda inkar edilemez bir sorumluluk payına sahip olduğunu"
kabul eden bir açıklama da yayımlamıştı.´
Tez danışmanı Ahu Yalçın´a konuyu değiştirmesi gerektiğini, Kongo´da 1875-1908 yılları arasında gerçekleşen katliamın etik olmadığını kabul ettiğini, ancak bunun Belçika´yı bağlamayacağını, bunun sebebinin de Kongo´nun o dönem Kral 2. Leopold´un özel mülkü olduğunu söyledi.
Yalçın konu hakkında ısrar edince Uluslararası Siyaset yüksek lisans programının bulunduğu Avrupa Çalışmaları Enstitüsü Pole Bernheim Barış ve Vatandaşlık Çalışmaları Başkanı Prof. Eric Remacle´dan bir mektup aldı.
Eric Remacle mektubunda Yalçın´ın tez konusunun reddedildiğini, bunun en önemli nedeninin de ´sözde Ermeni soykırımı´ ifadesini kullanması olduğunu belirtti.
Remacle şöyle devam etti,
´Belçika, Ermeni soykırımını tanır. Belçika, ayrıca soykırımların var olduğu gerçeğini itirafı reddetmeyi yasaklayan kanunlar koymuştur. Sizin ´sözde Ermeni soykırımı´ konusunda tez hazırlamanızı kabul etmek, Belçika kanunlarını çiğnemenize yardım etmek anlamına gelir.´
´HAPİS VE PARA CEZASI ALABİLİRSİNİZ´
Remacle bu mektupla Belçika´da yasalaşmamış olan bir kanuna atıfta bulunuyordu.
Çünkü Belçika´da sözde Ermeni soykırımını inkara hapis ve para cezası öngören ilgili yasa tasarısı yasalaşmadı.
Ahu Yalçın, mektubu ileten asistanın da seçtiği konudan dolayı "hapis ve para cezası" alabileceğini belirterek kendisini tehdit ettiğini söyledi.
Ardından Yalçın´ın başka bir konu üzerine hazırladığı tezi gerekçe gösterilmeden reddedildi. Üniversite Yalçın´a başka bir tez verme ve yeni kayıt yaptırma hakkının olmadığını da iletti.
Yalçın karara ´siyasi´ diyerek itiraz etti. Ama üniversitenin cevabı önceki tutumlarını aratmadı,
´Kararımızın siyasi olduğunu iddia etmek, bilimsel itibarımıza ve üniversitemiz ve fakültemizin öğrencilere karşı duyduğu sorumluluğa kabul edilemez bir saldırıdır´…
Avrupa´nın göbeğinden hem de bir akademik kurumdan 2005´de yaşanan bir demokrasi ayıbı örneği... |