ikinci sınıfa gidiyodum. sömestr tatili gelip çatmıştı. karnemi alıp eve giderken yolda babama rastladım. ve bana önce olmadığı kadar güleryüzlü davranıyodu. (kendisi dikdatör gibidir) ben işin içinde bi bit yeniği olduğunu anlamıştım. derken bana çocuğum die çaktırmıolar akıllarınca tatilin ilk c.tesi günü misafirler gelmeye başladı eve. ben varken konuşmamaya özen gösteriolar. ama ben olayın farkına varmıştım. keseceklerdi beni

derken sabah oldu yani pazar. bütün akrabalar toplanmaya başladı. davulcu falan. bu arada ben korkarım die bana abinin nişanı var die yalan söölüyolar. ama uzun lafın kısası hazırlanan tatlılardan bi miktar arakladıktan sonra ortalıktan
sıvıştım. köy yeri olduğu için çalılıklar arasından en yakındaki tepeye kaçıp milleti seyretmeye koyuldum. herkes vardı bay sünnetçide gelmişti ama sünnet çocuğu ortada yoktu. cümbüş başlamıştı. herkes beni arıodu. neyse dört saat kala o tepede milleti süzdükten sonra sünnetci gidince geri döndüm. babam sinir küpü olmuştu. ama pek bişi demedi. derken o yılda tatil bitti. ve 94 senesinin yazı geldi. ben hala tehlikede olduğumu bildiğim için abime biriktirdiğim okul harçlıklarını rüşvet vererek, bana istihbarat sağlamasını istedim. ve sünnetçinin geleceği sabah yine firar ettim. derken 97 senesinin yazı geldi ve bi sabah saat yedide çantalı bi herif evin kapısında. abilerim beni kolumdan yakaladı. (bu arada rüşvet verdiğim abim babamdan daha büyük rüşvet alınca bana haber vermemiş

)) ) neyse beni yatağa yatırdılar. doktor aletlerini çıkardı ve şırıngayı sapladı. acıdan ne yapcamı şaşırdım. neyse azımdan binbir türlü küfürler. ve en zoruma giden bana bi etek giydirdiler. doktora peşinen söyledim ama intikamım acı olacak diye. ve 2004 yılında onu bi akşamüstü sahilde yürüyüşte yalnız yakaladım. ve iyice patakladım. ben 4 gün yatmıştım yatakta o ise bi hafta sonra taburcu oldu. ama hayat boyu fıtık olarak gezecek

)))