Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı?

Her Telden kategorisinde ve Genel Sohbet forumunda bulunan Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı? konusunu görüntülemektesiniz.Türkiye'de nükleer santral kurulması tekrar gündemde ve 24 Eylül'de son bulması beklenen ihale süreci devam ediyor. İlk nükleer santralın kurulması ...



Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Her Telden > Genel Sohbet

Maşaallah Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı?

İndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı?



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 04-28-2008, 12:36 PM  
Question Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı?


Türkiye'de nükleer santral kurulması tekrar gündemde ve 24 Eylül'de son bulması beklenen ihale süreci devam ediyor. İlk nükleer santralın kurulması için düşünülen yerlerin başında Mersin'in Mut'a bağlı Akkuyu (Büyükeceli) beldesi ve Sinop yer alıyor. Yatırımcının Sinop'a oranla gözdesi Akkuyu, çünkü 25 yıl önce nükleer santral kurulması için alınmış bir yer lisansı var. O gün bugündür de, tellerle çevrili. Gerçi, bu lisansın bugün geçerli olup olmadığı, tartışmalı bir konu. Lisansı veren uzmanlardan Prof. Dr. Tolga Yarman, bunun artık geçerli olmadığını, bugünkü şartlarla 25 yıl öncesinin çok farklı olduğunu söylüyor. Mersin'den Alanya yönüne yaklaşık 170 km. gittiğinizde, kendinizi Akkuyu beldesinin önünde buluyorsunuz. Türkiye'nin Akdeniz sahil şeridinde en az betona rastladığınız noktalardan bir tanesi. Beldede yaşlı nüfus hakim, gençler iş bulmak için civar kentlere gitmiş. Kimileri 'Nükleer kurulsa işsiz kalmazdık,' kimileri ise 'Nükleer kurulacak diye yatırımların önü kesildi turizmden bile para kazanamadık,' diye yakınıyor. En can alıcı tartışmalardan biri de zaten turizm konusunda yaşanıyor. Akkuyu'nun bir ucu Alanya- Antalya, diğer ucu Mersin. Buraya kurulacak bir nükleer santralın Türkiye'nin en büyük ihracat kalemi olan turizmi nasıl etkileyeceği ciddi bir soru işareti. Turizmdeki rakibimiz Yunanistan'da bu konuda kampanya hazırlıkları başladı bile. Nükleer enerji sadece enerji politikalarını ilgilendiren bir sorun olmadığından, olumlu ya da olumsuz görüş bildirmek için aynı az önce dile getirdiğimiz turizm örneğinde olduğu gibi onlarca kriteri gözden geçirmek gerekiyor. Biz, bu gözden geçirmeyi rakamlar üzerinden yapalım ve son noktayı koyma işini size bırakalım. Önce küresel anlamda nükleer enerjinin durumuna bakmakta fayda var: 1978'de Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşanan Üç Mil Adası ve ardından gelen tarihin en büyük nükleer kazası, yani dün 22. yıldönümünü yaşadığımız Çernobil, nükleer enerjinin 'altın çağı'na noktayı koymuştu. Sadece kaza riski değil, artırılan güvenlik tedbirleri de maliyetleri yükseltti ve nükleer enerji gözden düştü.

Türkiye enerjisinin yüzde 73'ü, dışa bağımlı!
* Türkiye 2007 yılında tükettiği genel enerjinin yüzde 73'ünü ithal kaynaklardan, 41 GW kurulu gücüyle ürettiği 191 GWh elektriğin yüzde 48'ini doğalgazdan sağlamış. Halbuki doğalgazın hemen tamamı ithal edilmekte ve fiyatı petrole endeksli olarak artıyor. Bu bağımlılığın frenlenip, oranının azaltılması lâzım.

* Nükleer santrallar, yılın büyük bir kısmında 'emre amade' olup, yüzde 90'lara varan kapasite faktörleriyle çalışabildiklerinden, 'baz yükü' santralı olarak çalıştırılmaya yatkınlar. Ancak, devreye sokulup çıkarılmaları veya çalışmaları sırasında, güç düzeylerinin yükseltilip alçaltılması zaman aldığından, talebin gün içindeki kısa süreli değişimlerine ayak uydurmaları, pek mümkün değil. Halbuki doğalgaz santralları, yarım saat gibi kısa bir zamanda devreye sokulup çıkartılabilir ve yakıtın akış hızını değiştirmek suretiyle, güç düzeyleri değiştirilebilir. Yani, hem baz yükü santralı olarak, hem de 'talep izlemek' için çalıştırılmaları, görece kolay. Nükleer santrallar bu kapsamda, elektrik arzının genişletmenin yanında; doğalgaz santrallarının taşıdığı 'baz yükü' görevini kısmen devralarak, bu santralların bir kısmının 'yük izleme' işlevine yöneltilip, yenilenebilir enerji kaynaklarını yedekleme işlevinde kullanabilmeleri için serbest bırakılmalarını sağlamak üzere gündeme gelmiş durumda. Aksi halde, yenilenebilir enerji kaynaklarının; elektriğin temin güvenilirliği ve üretim-iletimdağıtım şebekesinin kararlılığı risklerini artırmaksızın, daha üst düzeyde devreye sokulabilmeleri mümkün değil.

* Nükleer santralların özel sektör tarafından kurulmasına öncelik tanınmakta. Halbuki nükleer santralların, ilk yatırım maliyeti yüksek, inşa süreleri uzun. Yatırımların geri dönüşü beş yıla varan uzun sürelerden sonra başladığından, serbest bir piyasada projenin seyrini öngörebilmek zor. TETAŞ'ın 15 yıllık satın alım garantisi, bu belirsizliği azaltmayı hedeflemekte. Kamunun santral için sağladığı yer tahsisi ve lisanslama hizmetleri gibi altyapı yardımları, keza teşvik amaçlı. Dünya'nın hemen her ülkesinde, enerji sektörünün tüm dallarında benzeri uygulamalar var. Kamu bu teşvikleri sunarken bir yandan da, TETAŞ'ın satın alma ilanı sonucu oluşacak fiyatların ekonomik olmasını sağlamaya çalışıyor...

URANYUM REZERVLERİ AZ
* Nükleer teknoloji, her ne kadar kaynak çeşitliliğini artırmak suretiyle enerji temin güvenliğini artırabilecek ise de, başlangıçta büyük oranda dışa bağımlı olmak zorunda. Fakat her teknolojide olduğu gibi, yerli katkı oranı artırılmak suretiyle 'yerelleştirildikçe, yerli bir kaynak gibi davranmaya başlıyor. Dolayısıyla, Türkiye'nin enerji açısından kendine yeterliliğinin de artırılması amacıyla, teknolojinin bir yandan kullanılırken, diğer yandan yerelleştirilmesi hedeflenmekte. TAEK (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) ölçütleri bu yüzden, teklif veren firmaların, yerli katkı oranını paket sonunda yüzde 60'a ulaştırmaya yönelik bir yol haritasını sunmalarını şart koşuyor. Bu da yeterli görülmüyor. Türkiye'nin bilinen uranyum rezervleri az. Dünya enerji konjonktüründe nükleere doğru hızlı bir kayma gerçekleşecek olursa, yakıt temini açısından sıkıntılarla karşılaşılması olasılığı var. Buna karşı önlem olarak, TAEK ölçütleri aynı zamanda; 'yakıt üretiminin ülke içinde yapılmasıyla ilgili olarak plan ve program önerilecektir' şartını koşmakta. Sürecin tasarımlandığı şekilde sonuçlanması halinde, geriye programın, güvenlik mevzuatının etkin icrasıyla ve öngörülen sürede tamamlanması kalıyor.

* Türkiye'nin elektrik talebi; 1970-80 yılları arasında yüzde 11, 1981-90 arasında yüzde 8.9, 1990- 2000 arasında yüzde 8.6 artmış. 2001 ekonomik kriziyle duraksadıktan sonra; 2006'da yüzde 6 artışla 174.6 GWh'a, 2007'de de yüzde 8.4 artışla 189.3 GWh'a ulaşmış. TEİAŞ'ın (Türkiye Elektrik İletim A.Ş.) değerlendirmelerine göre; talep artış hızının görece düşük, ortalama yüzde 6.3 oranında seyrini öngören 'alçak senaryo'nun gerçekleşmesi halinde dahi, 2016 yılında 322 GWh'u bulacağı öngörülen talebin karşılanamaması olasılığı var.

* ETKB enerji arzını genişletip temin güvenliğini artırmak amacıyla; elektrik üretiminin halen dayandırıldığı doğalgaz, kömür ve hidro kaynaklarına; yenilenebilir ve nükleer olmak üzere, iki ayak daha ilave etmeyi planlıyor. Nitekim, 2007 yıl sonuna kadar lisanslanmış olan rüzgâr kapasitesi sadece 250 MW iken, EPDK'nın 2007 yılı sonunda yaptığı rüzgâr santralları çağrısına 85 GW'lık başvuru oldu. Bunun 40 GW'ı gerçekleşecek olsa bile, büyük rahatlama sağlanacak.

* Ancak, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretiminin; bu kaynakların kesintili veya değişken olmaları, öte yandan elektriğin büyük ölçekte depolanmasının halen mümkün olmayışı nedenleriyle; şebeke istikrarının sarsılmaması için, emre amadeliği yüksek başka kaynaklara dayanan güç santrallarıyla yedeklenmeleri gerekiyor. Fakat bu 'başka' kaynağın doğalgaz olmaması lazım, bu kaynağa bağımlılığın daha fazla artmaması için. Nükleer enerji bu kapsamda gündeme gelmiş durumda; 5710 Sayılı Yasa da, bu nedenle çıkarıldı.
Türkiye'nin en kuzey ucu Sinop İnceburun'da yapacağı nükleer santral nedeniyle binlerce ağaç kesilecek. Çünkü santralın yapılacağı alanın 20 bin dönümlük bölümü çam ormanı. Üstelik 20 bin dönümlük ormanlık alanın 8 bin dönümü de İzzet Koca isimli vatandaş ile devlet arasında mahkemelik. Koca, arazinin kendi tapulu malı olduğunu ancak devletin kendilerine ait olan ve her yıl devlet kontrolünde kesiminin yapıldığı alanın elinden almaya çalıştığını öne sürüyor. Bölge, İnceburun Feneri'nin hemen yanında denize kadar ulaşıyor. Santralın soğutma tesisi de fenerle bu tepe arasındaki koya yapılacak. Yaklaşık 5 bin dönümlük alanda bulunan iki köyün taşınması gündeme gelecek. Aynı zamanda yaban hayatı koruma alını da olan bölgedeki binlerce hayvan santraldan etkilenecek. Sinop'ta nükleer santralın kurulmasını isteyenler son dönemlerde oldukça artan işsizliğe bir nebze olsun katkı sağlar umudunu taşırken kurulmasını istemeyenler ise santralda çalışacak olan elemanların büyük çoğunluğunun fizik ya da nükleer mühendis olması gerektiğini ancak Sinop'ta bu özelliklerde işsiz bulunmadığını belirttiler. Nükleer karşıtları, santrala harcanacak paranın çok daha azının turizme yatırılması halinde aynı bölgede hem binlerce ağacın katledilmeyeceğini hem de yüzlerce işsizin bu hizmet sektöründe iş sahibi olacağını iddia ediyorlar.

 
Alt 04-29-2008, 03:32 PM  
Standart Cevap: Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı?

enerji açığımız konusunda olumlu bi gelişme fakat ;çevreye olan yan etkisini konuşmaya gerek yok...

 
Alt 06-28-2008, 07:51 AM  
Standart Cevap: Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı?

tabikide gerekli nükleer santraller. herşeyde dışa bağımlı olmaya bayılıyoruz biz zaten herkes tutturmus çernobil çernobil eğer amerikan nükleer enerji konseyi maddelerine uyarsak ve rus tipi reaktör almazsak koruma kabuğuda varsa tek 3 km lik alan kirlenir bikaç haftasonra duzelir kimseyede bişeycikler olmaz
 
Cevapla

Etiketler:


Seçenekler

Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı?

Her Telden kategorisinde ve Genel Sohbet forumunda bulunan Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı? konusunu görüntülemektesiniz.Türkiye'de nükleer santral kurulması tekrar gündemde ve 24 Eylül'de son bulması beklenen ihale süreci devam ediyor. İlk nükleer santralın kurulması ...


Nükleer Enerji'ye evet mi, hayır mı? konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
evet hayır oyunu f@rukrapst@r Gereksiz Mesajlar 678 06-28-2008 01:57 PM
Gezmeye evet, oynamaya hayır! x-PoWeRaDe-x Trabzonspor 0 04-22-2008 09:26 PM
Evet-Hayır Oyunu... DaRK_GiRL Oyunlar 18 04-05-2008 04:36 PM
Evet Hayır Oyunu heLL song Gereksiz Mesajlar 425 11-26-2007 09:53 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:56 PM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
eXTReMe Tracker
Forums Directory
We Hattı RSS Besleme Alexa Toolbar

Benzer Forumlar: izafet | UslanmaM | TEKplatform | MaxiCep.Com | iDo-FoRuM