Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu

BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak

Genel Kültür kategorisinde ve Makaleler forumunda bulunan BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak konusunu görüntülemektesiniz.İNSANLARIN KABUL EDİLME VE tanınma ihtiyaçları var. Bilinme, varlığının farkına varılması, hissedilmesi, bunun ifade edilmesi insanın fıtrî bir ihtiyacı olarak ...



Geri git   Web Hattı - Türkiyenin En Güncel Forumu > Genel Kültür > Makaleler

Maşaallah BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak

İndir Sitemap Liseler Harita Kayıt ol Forumları Okundu Kabul Et


BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak



Yeni Konu aç  Cevapla

 

LinkBack Seçenekler
Alt 04-23-2008, 09:35 AM  
Question BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak


İNSANLARIN KABUL EDİLME VE tanınma ihtiyaçları var. Bilinme, varlığının farkına varılması, hissedilmesi, bunun ifade edilmesi insanın fıtrî bir ihtiyacı olarak görünüyor. Bunları yaşayamayan insan bu gezegende var iken ‘yokluk duygusu’ yaşıyor. Yokluk duygusu da insanda derin acılar uyandırıyor. İnsanın fiziksel olarak şu gezegende var olması yetmiyor. Varlığının tanınması da gerekiyor.

Bu fıtrî ihtiyacın nasıl ve hangi yolla temin edileceği konusunda Avrupa medeniyeti ile Kur’ân medeniyeti arasında belirgin bir farklılık açığa çıkıyor.

Avrupa medeniyetinde kabul görme, tanınma, bilinme ihtiyacı için tek yol toplumsal grup tarafından tanınabilecek ‘birşey olmak,’ yani ‘başarılı biri olmak’ olarak gösteriliyor. Başarılı iseniz kabul göreceksiniz, kabul görünce de var olduğunuzu anlayacaksınız anlayışı her halde empoze ediliyor. Bu yüzden kendiliğin sunumu büyük önem kazanıyor. Bu ihtiyacı doyurmak için çok çalışmak gerekiyor. Ama toplumsal kültür bunun tedavül değerini birden değiştiriyor. ‘İyi birşey’ olabilmeyi başarmak için, iyi ahlâklı, duyarlı, açık bir insan olmak yerine, sert, kapalı ve rekabetçi bir tutuma girmek de gerekiyor.

Avrupa medeniyeti insanlara ‘iyi birşey olmaları,’ yani ‘başarılar elde etmeleri,’ böylelikle de var olmaları için birçok umut vaad ediyor. Ama fırsatlar sınırlı kalıyor. Kişiler sık sık başarısızlık, ‘yeterince iyi biri’ olamama korkusu, yani kendilerine karşı düş kırıklığı yaşıyor. İnsanlara bol bol "Birçok güzel seçenek var ve bunları yakalamak kişinin kendi elindedir" mesajı veriliyor. Ve ekleniyor: "Eğer bunu yapamazsanız, sizde bir hata var. "Ama imkânların sınırlı olduğu; imkânlar sınırsız bile olsa yaşama zamanı sınırlıóölümle sınırlandırılmışóbir gezegende yaşıyoruz. Her türlü başarıyı, her an karşılaşılan yok oluşlar zaten silip süpürüyor. Yeterince kazananlar olduğu sürece, kaybedenler önemsenmiyor. Bu kapitalist pazar ekonomisinin tarzı: Kazananlar ve kaybedenler olacaktır.

Bu medeniyetle yetişen insanların psikolojilerinin büyük özelliklerinden biri de, kendileri ile ilgili bir hükme, değerlendirmeye varırken kendilerini başkalarıyla kıyaslamaları. Başarılı olma, dolayısıyla var olma ölçütü olarak başkalarının başarıları esas alınıyor. "Ben şunun kadar başarılıyım, o halde hayatım anlamlı, ben de bu dünyada bir işe yarıyorum" gibi. Aynı şekilde, "Diğer insanlar kadar başarılı değilim, dolayısıyla varlığımın pek bir anlamı yok" da yaygın bir anlayış olarak beliriyor.

Başarısızlığa tahammülsüzlük, bir başka özellik. Hata yaparsanız, şaşırır veya kolay zedelenirseniz, yahut ağlamak isterseniz bunlar sizi aşağı ve başarısız gösterir anlayışı, tipik bir düşünüş tarzı... İşte o zaman Batı medeniyeti ile yetişen insan yokluk duygusu yaşıyor. İnsan, dünyada var olduğu halde, varlığı bir anlam ifade etmediği için, sanki yok oluyor. Varlık içinde yokluğu yaşıyor. Başarısız kaldıkça varlığı bir anlam ifade etmiyor.

Kendiliğin sunumu önem kazandığından sosyal hayatta gerçeklerle bağdaşmayan bir arz-ı endam ortaya çıkıyor. Bu medeniyetin insanı kendi acizliğini ifade edemeyecektir. Ama insan aciz bile değildir. İnsan mutlak acizdir. Kendisini noksan, hatalı, kusurlu gösteremeyecektir. Ama insan mutlak anlamda noksandır ve kusurludur. Bu haliyle insanlar kendilerini kendi fıtratı ile çelişen, fıtratını zorlayan ve hatta fıtratını değiştirmeye çalışan bir tutum ve davranışlar örüntüsü içinde bulacaktır.

Kur’ân medeniyetinde kişi hayattaki konumunu toplumsal normlara bağlamıyor. Merdivenin üst basamaklarına tırmanma ve başarı/başarısızlık olasılıklarıyla yüzleşme gereği duymuyor. İnsana vaad edilen imkânlar sınırlı değil. Çünkü dil olan Yaratıcının vaad ettiği, ebedî hayattır.

Kur’ânî yaşayış ve düşünüş tarzında insanın değerini belirleyen şey başarı/başarısızlık değil. Dolayısıyla yeterince iyi biri olunup olunmadığını belirleyen de toplumsal normlar değil. Kabul görmeme veya başarısızlık insanı ‘iyi olmayan biri’ yapmaz. Ta başından beri insan mahlukiyet cihetiyle zaten değerlidir. Yaratıcı tarafından, özenle ve sanatla, Kendisine muhatap olacak şekilde yaratılmıştır. İnsan her an O’nun rahmet ve şefkatine mazhar olmaktadır.

Mü’min yeterince iyi biri olmayı dünyevî hedefler elde ederek başarmaya çalışmaz. Çünkü zaten değerli ve anlamlıdır. Ona düşen vazife, böyle olduğunu farketmek; farkederek, bilerek, bilinçli olarak yaşamaktır. Mü’minin kıymetini belirleyen dünyevî başarılar değildir. Gezegendeki yolculuğunu anlamlı kılan da bu değildir. Yaratıcısına kulluk, mü’min için temel var oluş gerekçesidir. O Yaratıcı tarafından her an tanınmakta, bilinmekte; yaptığı dua ve ibadetlere zaten karşılık verilmektedir. Yaptığı her hayır, Yaratıcı adına işlenen her amel ve her fiil kabul görmektedir.

Mü’min başarılı olmayacak mıdır? Olmalıdır da. Ama yeterince iyi biri olmak için değil. Yaratıcısının verdiği, kendisine emanet kıldığı kabiliyetleri en iyi şekilde kullanmaya gayret edecektir. Bu O’nun duası, Rabbine yakarışı olacaktır. Mü’min için kabul edilme ve tanınma fıtrî ihtiyacı Yaratıcısı tarafından her an bilindiği, tanındığı, korunduğu gerçeği ile tatmin edilir. Bunun dışındaki her türlü tatmin yolu sahtedir, yalancıdır ve geçicidir

 
Alt 04-23-2008, 11:35 AM  
Standart Cevap: BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak

Teşekkürler...

 
Alt 04-24-2008, 01:09 AM  
Standart Cevap: BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak

paylaşım için saol.
 
Alt 04-26-2008, 08:45 AM  
Standart Cevap: BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak

Paylaşımın İçin Teşekkürler...!!!
 
Alt 04-30-2008, 08:32 PM  
Standart Cevap: BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak

paylasım için tşk ler
 
Alt 05-01-2008, 01:52 AM  
Standart Cevap: BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak

paylasim icn tesekurler ...
 
Cevapla

Seçenekler

BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak

Genel Kültür kategorisinde ve Makaleler forumunda bulunan BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak konusunu görüntülemektesiniz.İNSANLARIN KABUL EDİLME VE tanınma ihtiyaçları var. Bilinme, varlığının farkına varılması, hissedilmesi, bunun ifade edilmesi insanın fıtrî bir ihtiyacı olarak ...


BaŞarisizlik Ya Da Yeterİce İyİ Bİrİ Olmamak konusuna benzer konular:

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
> Olmak ya da olmamak.... ReAlWaN Şiirler 3 04-06-2008 07:02 PM
Orgazm olmak ya da olmamak! breakerturk Sağlık - Yaşam 0 02-14-2008 06:06 PM
Var Olmak mı, Yoksa Olmamak mı Kyren Şiirler 0 12-05-2007 10:03 AM
Olmak ya da Olmamak Kyren Şiirler 0 12-02-2007 10:34 PM
Bİrİ Af; Bİrİ Lİderlİk PeŞİnde! BenJAMİN TM® Beşiktaş 0 11-13-2007 03:49 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:34 AM .





Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Forums Directory
We Hattı RSS Besleme Alexa Toolbar

Benzer Forumlar: izafet | UslanmaM | TEKplatform | MaxiCep.Com | iDo-FoRuM