| | Zİhİn KontrolÜnde DavraniŞ Modelleme -i- HASSAS TAKİP ve ZİHİN KONTROLÜ temelde benzer özellikler taşısa da en önemli farklılığı HASSAS TAKİP’te psikolojik unsurların kullanılarak izlenecek şahıs ya da grup hakkında detay bilgi edinilmeye çalışılmasıdır.
Hassas takip’te kullanılan cihazlar ile ZİHİN KONTROLÜNDE kullanılan cihazlarda temelde farklıdır. Hassas takibi yürüten ekipler elektro-manyetik cihazlarla kişi ya da grupların tüm hareketlerini izleyebilir. Nefes alış-verişine kadar tüm fiziksel ve psikolojik değişimlerini gözlemleyebilir.
Burada dikkat edilecek husus, hassas takip’te kullanılan yöntemlerin hedefledikleri grubu ya da şahsı çözmek “mesleki tabirle açmak için” KİŞİYE ÖZEL DAVRANIŞ MODELLERİNİ uyguluyor olmalarıdır.
Eğer hassas takip altında bulunan şahısların ya da grupların illegal durumları söz konusu ise hassas takibe alınmaları halinde tüm ayrıntılar ilgililer tarafından kolaylıkla gözlenebilir.
Gerek ev gerekse diğer ikametlerinde hassas takip değişik vasıtalarla devam ettirilebilir. Yeri geldiğinde ekip personeli, hedefledikleri şahıs ya da grupları kalabalık ortamlarda da değişik mizansenleri kullanarak en uygun psiko-ortama sokabilirler.
Bu yaygın kullanılan bir metoddur. Davranış modelleri seçilirken kişiye özel ya da gruba uygun formatlar seçilir. Kişinin ya da grubun illegal tüm temasları ayrıntıları ile kaydedilir.
Davranış modellerinin uygulanması esnasında kişiye ya da gruba duruma göre HASSAS TAKİP ALTINDASIN mesajı da verilebilir. Böylelikle kişi ya da gruplarda panik yaratılmaya çalışılır. Yeri geldiğinde tehdit ve korkutma gibi taktiklerde kullanılabilir. Bu takibi yönetenler için aslolan maksimum bilgi toplamaktır.
Zihin kontrolü teknikleri ise birbirinden farklı amaçlarla kullanılabilir. En bilinenleri kimyasal ilaçların desteğiyle beyin yıkamadır. Ancak şu an için bazı kaynaklarda bu teknolojinin DÜŞÜNCELERİN OKUNMASINA kadar varan bir teknolojiye kadar ulaştığı yer alsa da, bu bilgilerin DEZENFORMASYON olma ihtimalini de göz ardı etmemek gerekir.
Ancak, ilginç olan bazı ülkelerin bu projeye ilişkin kullanılan teknolojileri TESCİL DAİRESİNDEN TESCİL EDECEK KADAR CÜRET SAHİBİ OLMALARIDIR. (bkz. Yukarıdaki onay formu.)
Bir süre önce NASA tarafından uzaydaki astronotlar için DÜŞÜNCELERİN BİLGİSAYARA KAYDEDİLMESİ ile ilgili bir makale yayınlandı. Merak edenler bu makaleye göz atabilirler. (Makale adı: SUBSPEECHES)
CIA ve NSA gibi servislerinden sızdırıldığı ileri sürülen bazı dökümanları da yine buradan sizlerle paylaştık. Hatta eski bir NSA personeli olan WAYNE MADSEN adlı görevlinin projeyle ilgili açıklamalarını da yine buradan sizlerle paylaşmaya çalıştık.
Bu teknoloji ile ilgili ayrıntıları web üzerinde birçok kaynakta bulabilirsiniz. Ancak en bilinenleri GEORGE FARQUAR ve PROJECT FREEDOM, Prof.Dr. Jose DELGADO ve Zihin Kontrolü çalışmalarıdır.
Projenin başlangıcı 2.Dünya Savaşında Yahudi Bilim adamları tarafından BERGSTRASSE denilen bölgedeki laboratuarlarda başlatılmış, savaşın sona ermesi ile proje ABD Askeri Laboratuarlarına taşınmıştır. Şu an için bu projenin 250 farklı versiyonu üzerinde dünya üzerine yayılmış birçok tıbbi ve teknolojik laboratuarlarda devam ettirilmektedir.
Hatta proje bir ara o kadar ses getirdi ki, MEL GIBSON ve JULIA ROBERTS’ın oynadığı CONSPIRACY THOERY – KOMPLO TEORİSİ filmine konu oldu.
Ancak, ZİHİN KONTROLÜ projesi ile HASSAS TAKİP konusunu birbirinden kesinlikle ayırmakta yarar görüyoruz.
İlkinde duruma göre kişi ya da gruplara yönelik ağır ve şiddetli bir psikolojik baskı, psikolojik faktörler kullanılarak bilinen sorgu metodları uygulanmaktadır. Bu şekilde ağır psiko-şiddete uğrayan kişi ya da gruplara her an “SENİ İZLİYORUZ” mesajı değişik obje, ekipman ve personel kullanımıyla devam ettirilmektedir.
İkincisinde kaynaklara göre, kişi ya da grupların zihinleri nano-teknolojik cihazlarla incelenebilir ve görülebilir. Oto kontrolü ve tüm psikolojik ve fiziksel yapısı yönlendirilebilir. Verimli bir sorgulama metodudur.
Tüm bu teknolojilerin, İNSAN HAKLARI ya da BİREYSEL HAYATIN MAHREMİYETİ gibi konularla nasıl bir uyum içerisinde olduğunu da sizlerin ve okuyucuların takdir ve görüşlerinize bırakıyoruz.
Şimdi gelelim projenin sistematiğine...
Bir cismin bioelektrik alanı uzaktan algılanabilir, böylece cisimler bulundukları herhangi bir yerde denetlenebilirler. Özel EMF cihazıyla sistem operatörleri, kripto-şifre çözücüleri (EEG’lerden) üretilen potansiyelleri uzaktan okuyabilirler. Bunlar bir kişinin beyin durumlarına ve düşüncelerine kodlanabilir. Bu durumda kişi, uzak bir mesafeden mükemmel olarak denetlenir. İstihbarat personeli, “İşaret İstihbaratı”nın elektromanyetik tarama ağının kadranında çevirerek, ülkedeki herhangi bir şahsa çevirir ve İstihbarat teşkilatı’nın bilgisayarları o şahsı belirler ve günde 24 saat takip eder. İstihbarat Teşkilatı, Türkiye’deki herhangi bir şahsı seçebilir ve onu izleyebilir.
İstihbarat Teşkilatı “İşaret İstihbarat”, “Uzaktan Nöral(Sinir) Denetimi ve Elektronik Beyin Bağlantısı” için, “Elektro Manyetik Beyin Uyarılması”nı kullanmaktadır. (İonlaşamayan elektro manyetik alan) radyasyonu üzerine, nörolojik araştırmayı ve bioelektirik araştırma ve gelişmeyi içeren 1950’li yılların MKULTRA programından beri, “Beyin Uygulaması” gelişme hâlindedir.
Elde edilen gizli teknoloji, Ulusal Güvenlik Arşivlerinde, “Radyoaktifliği ve nükleer patlamaları içermeyen ve çevrede bulunan bir kaynaktan istemeyerek (kasıtlı olmayan bir şekilde) yayılan elektromanyetik dalgalardan oluşan bilgi” olarak tanımlanır ve “Işınım İstihbaratı” olarak sınıflandırılır. İşaret İstihbaratı, Amerika ve dost ülkeler yönetiminin diğer elektronik mücadele programları gibi, bu teknolojiyi de, gizli olarak yürütmekte ve muhafaza etmektedir. İstihbarat Teşkilatı, bu teknoloji ile ilgili mevcut bilgileri denetlemekte ve bilimsel araştırmaları halktan gizlemektedir. Aynı zamanda bu teknolojiyi gizli tutmak için uluslar arası istihbarat anlaşmaları da vardır.
İstihbarat teşkilatı bilgisayarında üretilen beyin planlaması, beyindeki elektriksel faaliyetleri sürekli olarak denetlemektedir. Ulusal Güvenlik gayesiyle istihbarat teşkilatı, binlerce insanın ferdî beyin haritalarını kaydetmekte ve şifrelemektedir. Elektro manyetik alanla “Beynin Uyarılması”, beyin-bilgisayar bağlantısını sağlamak için, meselâ, askerî savaş uçağında ordu tarafından gizlice kullanılmaktadır.
Elektronik gözetim amacıyla, beynin konuşma merkezindeki elektrik faaliyetleri, kurbanın sözlü düşüncelerine çevrilebilir. Kulağı devre dışı bırakarak, ses haberleşmesinin doğrudan beyne gitmesini sağlayarak, Uzaktan Nöral Denetim, şifrelenmiş işaretleri, beynin işitme korteksine gönderebilir. İstihbarat ajanları bunu, paranoid şizofreninin karakteristiği olan işitsel halisünasyoları taklid ederek, kurbanların gizli olarak takatini kesmek için kullanabilirler.
Kurbanla herhangi bir temas olmaksızın, Uzaktan Nöral Denetim, bir kurbanın beynindeki görsel korteksteki elektrik faaliyetlerini planlayabilir ve kurbanın beynindeki tasvirleri (görüntüleri) bir videonun monitöründe gösterebilir. İstihbarat ajanları kurbanın gözlerinin gördüğü her şeyi görürler. Görsel hafıza da görülebilir. Uzaktan Nöral Denetim gözleri ve optik sinirleri atlayarak (devre dışı bırakarak), doğrudan görsel kortekse görüntü gönderebilir.
İstihbarat ajanları, beynin programlama gayesi için, gözetim altındaki kişi REM uykusunda iken, onun beynine gizlice görüntü yerleştirmek için bunu kullanabilirler.
Birleşik Devletlerde, 1940’lı yıllardan beri, İşaret İstihbaratı ağı vardır. NSA’nın Ft. Meade’de kişileri izlemek ve bunların beyinlerindeki işitsel-görsel bilgileri -tecavüzkâr olmayan bir biçimde- denetlemek için kullanılan iki yönlü geniş bir, Uzaktan Nöral Denetim sistemi vardır. Bu işlerin tümü, kişiyle fizikî bir temas olmadan yapılır. Uzaktan Nöral Denetim metodu, gözetim ve yurt içi istihbarat için esas metottur. Konuşma, üç boyutlu ses ve şuuraltı ses, kişinin beyninin işitme korteksine (kulakları bypass edilerek) gönderilebilir ve görüntüler görsel korteksin içine gönderilebilir. Uzaktan Nöral Denetim, kişinin algılarını, ruh durumunu ve motor kontrolünü değiştirebilir.
Konuşma korteksi / işitsel korteks bağlantısı, istihbarat toplumu için esas haberleşme sistemi oldu. Uzaktan Nöral Denetim, görsel-işitsel beyin ile beyin arasında veya beyin ile bilgisayar arasında tam bir bağlantıya izin verir.
NSA-SIGINT (Ulusal Güvenlik Teşkilatı İşaret İstihbaratı) insan beyninden yayılan 5 miliwottluk ve 30-50 Hz’lik uyandırılmış potansiyellerin şifrelerini dijital olarak çözerek, insan beynindeki bilgileri uzaktan ve (tecavüzkâr olmayacak bir biçimde) denetlemek için hususi yeteneklere sahibtir.
Beyindeki nöral hareketlilik değişen bir manyetik akıya sahib olan değişen bir elektrik özellik yaratır. Bu manyetik akı 30-50 Hz’lik ve 5 milimetrelik sürekli bir elektromanyetik dalga çıkarır. Beyinden gelen elektromanyetik emisyonda ihtiva edilen şeyler “uyandırılan potansiyeller” olarak adlandırılan (enserler ve desenlerdir.). Her düşünce, reaksiyon, motor kumandası, işitsel olaylar ve görsel görüntü için beyindeki bir “uyandırılmış potansiyel” veya “uyandırılmış potansiyeller kümesi” karşılığı vardır. Beyinden yapılan EMF emisyonunun şifreleri, beyninde geçerli fikirler, düşünceler, görüntüler ve sesler haline gelmesi için, çözülür.
NSA SIGINT, bilgileri (sinir sistemi mesajları gibi) istihbarat ajanlarına aktarmak ve gizli operasyon yapılacak kişilerin beyinlerine (onlar tarafından farkedilemeyecek bir şekilde) aktarmak için, bir haberleşme sistemi olarak EMF ile aktarılan Beyin Uyarılması’nı kullanmaktadır.
EMF ile Beynin Uyarılması, sonuçta beynin nöral devrelerinde ses ve görsel olayların oluşması için beyindeki uyarılacak potansiyelleri, kobayları tetiklemek için şifrelenmiş ve puslanmış karmaşık elektromanyetik işaretler göndererek çalışır. EMF ile Beyin Uyarılması kişinin beyin hallerini değiştirebilir ve motor kontrolünü etkileyebilir.
İki yönlü elektronik Beyin Bağlantısı, sesi (kulakları by pass ederek) işitsel kortekse aktarırken ve donuk (belirsiz) görüntüleri, (optik sinirleri ve gözleri by pass ederek), görsel kortekse aktarırken, nöral görsel-işitsel bilgileri uzaktan kumanda ederek, yapılır. Görüntüler beyinde sabit olmayan iki boyutlu ekrandaki gibi zuhur eder.
İki yönlü elektronik Beyin bağlantısı gelişmiş tüm istihbarat servisleri personeli için esas haberleşme sistemi haline gelmiştir. (Bu servislere ülkemiz servislerini de ekleyebiliriz) Uzaktan Nöral Denetim (RNM, insan beynindeki bioelektirik bilginin uzaktan denetimi) esas gözetim sistemi hâlini almıştır. Bu Batılı Devletler İstihbarat Topluluğu’nda sınırlı sayıdaki ajan tarafından kullanılmaktadır. |