Google'da Mutluluk Arama Mutluluğu google da aramak
Bunu da yapar mıydım demeyeceğim. Neler yapmadım ki bu dünyada, bu ne ki…
Evet mutluluğu aradım. Aradım onu…
Birden aklıma google geldi… Yani her şeyi ilk google da ararken. En çok ihtiyacım olan şeyi neden aramayayım…
Karşıma çıkan ilk siteye tıkladım..Orada yazılanları okudum. Hoş şeylerdi. Bir kitaptan alıntılar vardı. Sevgi... Sevgi dili…
Dün gece eglenirken! Gözüm cebime gelen mesaja takıldı. “Senin hatan mutluluğu hep uzaklarda aramak…”
Sahi bu mesaj niye gelmişti..Hiç sebep olmadan mı?
Sebebi olmadan gelişmeyen her olay gibi, onunda nedeni benim attığım bir mesajdı… Nasıl yani…
Değişen birşey mi vardı? …Belki çoğu insanın benim yerimde olabilmek için neler vereceğini unutmuşken ben yine toplum içinde kendimi yalnız hissetmiştim…
Nasıl bir duygudur bu? O kadar insan eğlenir. Ya da eğlenir gibi yaparken sen orada etrafına bakarsın. Gözün ne birbirinden seksi bayanlara, ne seni kesen hatunlara takılır. Sen başka bir boyuttasındır…
Onların ne kadar boş olduğunu düşünürsün. Kendinin burada olmaması gerektiğini düşünürsün… Ama nerede nasıl olacağın konusunda da hiçbir fikrin yoktur… YAZIK SANA!
Gezersin tozarsın. O kadar nerelere gittin? Bir de hafta içi çalışıyorsun… İşe de arabayla gitmiyorsun. Kimden kaçıyorsun? Ne yapıyorsun ?
Kendinden mi?
Kendinin sana anlatacaklarından mı kaçıyorsun. Kaçamıyorsun işte. Cumartesi gecesi… İşte evdeyim. Yalnızım. Oturuyorum… Mumlarım, şarabim, Sezen Aksu'm, nargilem… Bir "O" eksik belki… Hiç bulamayacağım bir “O”"O""O""O"O""O" belki. My dream girl dediğim... "O"
Sahi bana göresi yapılmamış mı ne… Ve ben bunları yazıyorum. Bu kadar gezmek, eğlenmek evde oturmamak… Sonuç… Sonuç kaçınılmaz. Yine kendimleyim. Telefonlar susmuyor. Orada eğleniyoruz buradayız. Sen neredesin. Hadi bekliyoruz…
Ama en önemli randevumu unuttum sanırım. Kendimle olanı…Onunlayım şimdilik. Buradayım. Ama bilmez miyim kendimi. 1 saat sonra başka bir şehirde de olabilirim. Kime ne?
Deli miyim? Belki… Kime ne?
Şiirler şarkılar söyleyerek. Birlikte mehtabı seyrederek. Evet ikinci bahar şarkısı çalıyor… Artık baharları saymayı ben unuttum… Ama siz unutmayın olur mu?
Bazen duruyorum. Ne bu şimdi? Aşk mı yaşadım. Ayrılık acısı mı? Yooo degil… Bazen keşke öyle olsa daha kolay olurdu diyorum… Ne bu? Bir ad bulamıyorum…
Erkeksin. Böyle şeyler yazamazsın. Hissedersin, düşünsen de yazamazsın! Nitelikli beraberlik diyor yazıda! Sahi ne demek o? Ne niteliği? Kimin niteliği… Nitelik nedir? Kıstası var mıdır? Yoksa sanma mıdır ? Kendini kandırma mı?
Birini görürsün. Birlikte olursun… Nitelik! mi? Yoksa nedir…
Erkekleri duyarsın, kızları da birbirini kandırmak etkilemek için ellerinden gelen herşeyi yaparlar.
.......... (3 gün sonra)
Ve ben gerçeği… Başladığım yazıyı bitiremeden evden çıkmışım. Saat gece 3 civarları... Nerede kiminle ne zaman ben bile unutmuşum. Bugün yazıyı tamamlamak için oturunca o anki hissetiği şeylerin boyutunda değil de başka bir boyutta olduğumu farketmişim…
Ne olacak illa bir yazının başı sonu mu olacak? Bu yazı da böyle. Neyin başı sonu var belli mi dünyada. Şimdi ne gelecekte, ne geçmişte… Bir yerlerde kalmışız sanırım…
Gülerim, kendime… Yeter bana..
Sevgiyle..
(ALINTI...) |