01-02-2008, 09:02 PM
|
|
| | Erkek Manİfestosu ERKEK MANİFESTOSU Medeniyetin önündeki en büyük ve tehlikeli engel kadındır. Onun binlerce yıl erkeklerle yaşayabilmesinin iki sebebi vardır. Erkeğin türünü devam ettirmek için ve cinsel güdüsünü tatmin etmek için kadına çaresizce bağlanmasıdır.
Erkekler şehvet duygusunu ortadan kaldırıp, yapay rahmi icat ettikleri ya da kendilerini klonlamayı başardıkları gün neredeyse her bakımdan aşağı olan kadın türünü sileceklerdir.
Şimdi bizi bu hükümlere sevk eden delillere bir göz atalım; ergenlik dönemi tamamlamış bir kadın ayaktan başa şöylece tasvir edilebilir. Erkeğe nispetle kısa ve çelimsiz bacaklar keza ince ve zayıf bir iskelet yapısı, kalçalar erkeğe nazaran kalın olmasına rağmen bunun sebebi kas tarafını saran ve yuvarlak bir görüntü ile yumuşaklık veren yağ dokusudur. Biraz daha yukarda erkeğe nazaran dar ve narin göğüs kafesi ve omuzlar. Son olarak aslında yavrusunu beslemesinden başka hiçbir işe yaramamasına rağmen erkeğe karşı sinsice ve alçakça kullandığı yağ dokusu ile çevrilmiş, süt kanalarından oluşmuş sarkık bir çift meme.
Bir de bunun karşısında duran evrim harikasına bakalım.
Kadının kaslarına nispetle gelişmeye fevkalade müsait kaslarla teçhiz edilmiş kalın güçlü sert ve neredeyse yıkılmaz bir iskelet yapısı. Erkek bu harikulade bedeni ile okyanusların derinliklerinden uzayın sonsuz boşluklarına kadar kadının ki ile mukayese edilemeyecek derecede üstün başarıya sahip.
Birazda moral özelliklerini mukayese edelim. Erkek tükenmez gayreti ve güçlü muhayyilesi ile mağaralarda başladığı yolculuğunda uzay istasyonlarına gelmişken; risk almaktan çekinen uzlaşmacı ve duygusal kadının erkeği bu yolculuğunda takip edebilmesinin tek sebebi erkeğin ona umutsuzca köle edilmiş olmasıdır.
Yukarıda kadının duygusal olduğundan bahsettik. Bu gerçeğe biraz dikkat ettiğimizde kadınların her sıkıştıklarında kullandıkları gözyaşları ile karşılaşırız. Erkeklerin buna aldanmasının sebebi ise elbette ki yüksek merhamet duygularından başka ne olabilir?
Görülüyor ki kadınların duygusallıklarının sebebi bencillikleridir. Ayrıca kadınlar duygusaldır demek erkekler duygusallıktan erkekler duygusallıktan zerre kadar nasip almamış demek değildir. İcap ettiğinde erkek en az kadın kadar duygusal olabilmektedir. Onun bu özelliğini hemen her yerde kullanmamasının iki sebebi vardır. İlki erkek kadınlar gibi duyguların bitmez karmaşıklılığında boğulup gitmek yerine meselenin çözümüne yönelmeyi tercih etmektedir. İkincisi ise bu özelliğinin yanında erkeğin kadında bulunmayan daha birçok özelliğe sahip olması ve bazen zayıflık olabilen duygusallığının kadınlar gibi ulu orta kullanmak istememesidir.
Başa dönersek eğer medeniyetimizde insanoğlunun şimdiye kadar hiç şahit olmadığı atılımı gerçekleştirmek istiyorsak erkek türünün bir hiç için harcadığı cinsel enerjisini diğer alanlara sevk etmesini temin etmeliyiz. Kadın gibi aşağı bir türe köle olmaktan kurtulmuş erkek türü sanatta, bilimde, teknolojide velhasılı akla gelen her alanda sadece kendisi ile mücadele edebilecek ve çok daha süratli ve sağlam bir şekilde ileri doğru atılacaktır.
Bununda tek ve en güvenli yolu erkeğin kadına olan bağlılığını ortadan kaldırıp bu gereksiz ve asalak yaratığı tarihin tozlu sayfalarına karıştırmak.
Erkeğin evrim yolculuğunun altın basamağı bu olacaktır. |
|
| |