Aşk & Sevgi kategorisinde ve Aşk Hikayeleri forumunda bulunan Sensizlik... konusunu görüntülemektesiniz.Sensizken birlikte olduğum sen bana o kadar yakındı ki hem seni hem de sensizliğimi unutmama yetti ve ben bunu fark ...
| |||||||
| Sitemap | Liseler | HaritaG | XML | Kayıt ol | Forumları Okundu Kabul Et |
| | #1 |
| Sensizken birlikte olduğum sen bana o kadar yakındı ki hem seni hem de sensizliğimi unutmama yetti ve ben bunu fark ettiğim zaman artık birçok şeyi değiştirmek için oldukça geçti. Oturduğum bar taburesinden etrafı izliyor ve insanlar hakkında, daha öncede bildiğin gibi, tahmini yorumlar yapmaya çalışıyordum. O an aklıma ilk takılan masalarda oturan insanların neden hep birden fazla olması gerektiği sorusu oldu. Hani aile çay bahçesi, ya da aile gazinosuna gidersin anlarım, oraları adı üstünde ailelere özel yerlerdir ve doğal olarak genelde masalar çiftler ya da aileler ile doludur. Ama burası bar ve bende istersem o masada tek başıma oturup içkimi yudumlarken kafamı dinlemeye çalışabilmeliyim. İlginç bir bilinçaltı bilgisi olarak aklımızın bir köşesine yerleşmiş, eğer teksek bara girer girmez bu taburelere yöneliyoruz. Neyse bu konuyu belki sonra konuşuruz şimdi o insanlardan neler öğrendiğime gelelim. İnsanlar birbirlerine değil en çok kendilerine yalan söylüyorlar. Şimdi nereden çıktı bu deme bana, çiftleri ya da kendilerini öyle sananları izledim uzun süre, aralarında gerçekten birbirlerine sevgiyle bakıp çevrelerindeki hareketin farkına varamayanlarda vardı tabi ama diğer gruplar daha çoğunluktaydı. Ya kız deli gibi erkeğine bakıyor ve başka bir şey görmüyor ama erkek ona sarılırken gözü dışarıda, ya da kız sevgilisiyle dans ediyor ama tam karşısında ona dikkatle bakan erkeğe de kayıtsız kalmayarak gülümsemeyle birlikte davetkâr bir bakış atmakta. Neden bazı insanlar birçok şeyi kaybetmeden öne ona hak ettiği değeri veremiyor? Düşünüyorum da bizde mi böyleydik acaba, dışarıdan bize bakanlarda acaba böyle şeyler mi gördüler? Ben seninle dans ederken başkalarına bakıyor muydum, ya da sen benim kolumdayken kimseye gülümsedin mi, daha açıkçası acaba biz gerçekten sevdik mi yoksa aldattık mı kendimizi ve birbirimizi? Bu yıl yedinci yıl ve ben hala sen demeye devam ediyorum, seni yaşıyorum ve seni çok özlüyorum. Sensizliğe alışmaya başladım tabi ki ama seninle olduğum kadar mutlu olmayı başaramadım mesela, ya da barlara lokantalara gidiyorum arkadaşlarımla ama son yedi yıldır baş başa yemek deyimi yok benim sözlüğümde. Ben seni gerçekten çok sevdim, seviyorum ve sanırım her daimde sevmeye devam edeceğim. Belki seni çok kızdırdım belki de hiç, hatırladığım tek tartışmamız bir şarkının klibiyle ilgiliydi ve belki de sadece bir kaç dakikalık bir tartışmaydı, şarkı bitmeden biz el ele devam ediyorduk aşkımızı yaşamaya. Seni öpmek ibadet gibi kutsaldı benim gözümde ve o yüzden tıpkı ibadetimi yaparken hissettiğim gibi bir korku olurdu yüreğimde dudağım sana her temas ettiğinde. Çok uzun zamandır ne ibadet ediyorum ne de birine dokunuyor dudaklarım, senin bana yazdığın gibi “ tütün kokan ellerim başka ellere değmez dudaklarım başka dudakları öpmez”. Hala fotoğraflarınla uyuyorum ve kendime çok kızıyorum neden daha çok fotoğraf çekilmedin ki diye, elimdeki eski ve bazıları kaçak çekilmiş iki elin parmaklarını geçmeyecek kadar fotoğraflarla seni yaşamaya çalışıyorum. Bazen yüreğime bastırıyorum, bazen dudaklarıma, bazen de gözlerime; yüreğimde sevgini, dudağımda nefesini, gözlerimde de rüyalarını bulmak ümidiyle. Herkese karşı çok güçlü duruyorum, sadece gece olunca kendime itiraf ediyorum güçsüzlüğümü ve ağlamaya başlıyorum hıçkıra hıçkıra. Hani okuldayken de hep söylerdim ya, bir erkeğin ağladığını bir tek yastığı, yorganı ve yatağı bilir diye, yanılmışım benim ağladığımı sende biliyorsun çünkü her gece o gözyaşlarımla yıkanıyorsun. Şimdi bu bar taburesinin üstünde oturan bedenim, şişeyi tutan ellerim ve etrafı gözlemlediğini sanan gözlerim gece gerçek şekillerine dönecekler, bedenim yatalak, ellerim duyusuz, gözlerim kurumuş yalnız seni bekleyecekler. Biliyorum burada olsan bana çok kızardın ama biliyorsundur burada olsan böyle olmazdım ve maalesef herkes biliyor ki burada olamaman ne senin ne de benim suçumuz. Gözlerine bakıp geleceği görebilmeyi, yazdıklarını okurken sesinle huzur bulabilmeyi, sana her dokunuşumda şükredebilmeyi ve bana her dokunuşunda dünyaya yeniden gelebilmeyi özledim Deli Kız. Şimdi kâhinlikten, yogilikten, Pollyannalıktan ve de firavunluktan emekliye ayrıldım. Neyse belki içtiğim içkiden, belki sensizlikteki sevgiden, belki de seni bu kadar çok anıp özlemekten, bilemiyorum sebebini ama başım dönüyor, yavaşça kalkıp eve gitsem, fotoğraflarına sarılsam ve uyusam iyi olur. Hem senide o rüya âleminde çok bekletmek olmaz değil mi? Rüya bile olsa eminim orada ki melekleri bile kendine âşık etmişsindir. Seni çok seviyorum ve her nefeste biraz daha artarak özlüyorum mutluluğum. | |
| Seçenekler | |
| |
Aşk & Sevgi kategorisinde ve Aşk Hikayeleri forumunda bulunan Sensizlik... konusunu görüntülemektesiniz.Sensizken birlikte olduğum sen bana o kadar yakındı ki hem seni hem de sensizliğimi unutmama yetti ve ben bunu fark ...
| ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| > Sensizlik | ReAlWaN | Şiirler | 0 | 12-29-2007 01:17 AM |
| > Sensizlik | ReAlWaN | Şiirler | 0 | 12-29-2007 12:49 AM |
| > Sensizlik!! | ReAlWaN | Şiirler | 0 | 12-29-2007 12:17 AM |
| SensizLik.!!! | breakerturk | Aşk & Sevgi | 0 | 12-02-2007 07:56 PM |
| {>>SeNSiZLiK<<} Simsek {>>SeNSiZLiK<<} | Kyren | Aşk & Sevgi | 0 | 11-15-2007 10:29 AM |